Spor yazarları, Fenerbahçe'nin şampiyonluk şansını değerlendirdi!

Spor yazarları, Fenerbahçe'nin şampiyonluk şansını değerlendirdi!

15 Nisan 2018
372 Okunma
Kaynak: Ajansspor
      A A

Spor yazarları, Fenerbahçe'nin 2-1 kazandığı Demir Grup Sivasspor maçını değerlendirdi.

Rıdvan Dilmen - Volkan, Kameni’den ders çıkarmış - Sabah


Geç buldu Sivas golü... 70'lerde, hatta 80'lerde bulmuş olsa farklı olurdu. Fenerbahçe'nin süratli oyuncuları yok. Çok düz ama süratli bir oyuncu da olabilir misal ama yoktu. Fenerbahçe puan kaybı için çok uğraştı ama beceremedi. Fenerbahçe iyi başladı, Sivas dengeledi biraz ama ardından peş peşe goller geldi. Soldado'nun üçüncü golü yapamaması ikinci yarının seyrini değiştirdi. Sivas, Robinho'yu oyuna aldıktan sonra riski aldı ve pozisyonlar buldu. Samet Aybaba bence riski biraz daha erken alabilirdi. Emre ile Bifouma geriye dönmedikleri için Hasan Ali ile Şener de hücumlara çok rahat katıldı. Aatif, Sivas'ta usta olarak oynuyordu, şimdi pek risk almadan, takım oyuncusu olarak oynuyor ama topa iyi vuran bir oyuncu. Sezonda 8-10 golü bulmalı.

Sivas da bekleyip kontratağa gideyim diye düşünmüş, Galatasaray'ı, Beşiktaş'ı böyle yenmişlerdi. Hataya zorladılar ama hesaplayamadıkları iki gol yediler. Kontra oynarken bekleri rakip hücumcularla yalnız bırakmamalısınız.

İkinci yarıda roller değişti. Fenerbahçe arkada bekleyip hızlı çıkmak istedi ama topsuz hızlı oyuncusu yok. Toplu da pek yok gerçi... Sivas da öne çıktı. Enteresandır, arkada beklerken 3-4 kere adam kaçırdı Fenerbahçe savunması. Volkan'ın çıkardığı en az 4-5 pozisyon var kısa mesafeden. Fenerbahçe bu dörtlüsüyle iyi bir savunma hattına sahip aslında. Volkan da Kameni deneyiminden iyi bir ders almış, kaleyi bir daha vermek istemediği görülüyor.



Aykut Kocaman, rakipleri kadar şansı olduğunu kendi dünyasında görüyordur ama taraftarda anlamsız bir güvensizlik var. Aykut hoca uzun mesafe hocası...

Fenerbahçe'ye baktığımızda ikinci yarıdaki performansı her daim daha fazla... Kendi hatalarından da döndü. Deplasmanda en çok puan toplayan takım Fenerbahçe...

Fenerbahçe'nin içeride 3 maçı var ama artık 'ev sahibi' olmalı. 20 binlere oynanmamalı. İçeride üç maç, Beyoğlu'nda Kasımpaşa deplasmanı, bir de Karabük... 'Onu yenseydi', 'Bunu yenseydi' demenin alemi yok, onu Galatasaray için de diyebilirsin. İtalya hariç Avrupa'da işler çoktan bitti. Renkli, zevkli, heyecanlı bir lig oluyor.


Mehmet Demirkol - Ne yaptığını bilen Fenerbahçe - Fanatik


Fenerbahçe’nin alan baskısının en yoğun şekilde sergilendiği dış saha oyunuydu. Hasan Ali ve özellikle Şener’le önlerindeki Dirar ve Aatif neredeyse önlü arkalı tandem oynuyor gibiydiler. Kimin önde kimin arkada oynadığını zaman zaman fark etmek zor oldu. Soldado’nun hareketli sürekli, boşa kaçan oyunu öndeki pas opsiyonu ve kalitesini artırdı. Bir golcü sürekli çerçevenin karşısında olmak ister ama o oyunu açacak işleri yapmak için kenarlara gitti, stoperleri peşinden sürükledi ve alan açtı. Fenerbahçe, bulduğu gollerde ve net pozisyonlarda onun bu alçak gönüllü oyunun rolü büyük. O çıktıktan sonra oyun kalite olarak 10’da biri seviyesine indi diyebiliriz. Kanarya, Bifouma’nın topla buluştuğu hemen her pozisyonda Fenerbahçe savunmasını geçmesi dışında sezonun en ne yaptığını bilen oyunlarından birini oynadı.

Gecenin sorusu


Fenerbahçe ligin en çok gol atan 2. takımı ve benim de sıyrılamadığım genel algı Aykut Kocaman’ın (dün değil ama) sezon boyunca hücum planının olmadığı yönünde. Hocaya hepimiz haksızlık mı ediyoruz?


Maçın starı


Roberto Soldado hemen her pozisyonda doğru yere hareketlendi. Doğru pası verdi. Santrfor egoistliğinden tamamen sıyrılmış bir derviş gibiydi. Bir santrforun bu kadar egozimden uzak bu kadar alçak gönüllü bir oyun oynaması az rastlanır bir şeydir.


Maçın olayı


Bifouma elini kolunu sallayarak her şartta Fenerbahçe savunmasının arkasına sarktı. Son vuruş ve pasları yapmadan görüntüyü durdurup seyrettirseniz dünya yüzündeki kulüplerin çoğuna yüksek fiyata pazarlamanız mümkün olabilir. Ama son vuruş ve paslarda kalite her seferinde yerlerdeydi.

Kısa mesaj


Bir iç saha oyunu. Tek ihtiyaç bu.


Uğur Meleke - İhtiyaç ligi - Hürriyet


Sivasspor’un son 2 haftada Konya ve Fenerbahçe karşısındaki dağınık görüntüsü, aslında çok sürpriz değil.

Göztepe’nin, Malatya’nın, Kayseri’nin son dönemde yalpalamalarının sebebi neyse, Sivas’ın da o. Bu lig, Nisan-Mayıs döneminde adeta bir “ihtiyaç ligi”ne dönüşüyor. Sadece ilk 4 (ya da 5) Avrupa bileti alabildiği, son 3 de düştüğü; 6’ncılıkla 15’incilik arasında bir fark olmadığı için son 2 ayda birçok takımın motivasyonu zayıflıyor. Birçok maçın sonucunu önceden tahmin edebiliyorsunuz, ihtiyacı olan kazanıyor, olmayan yeniliyor. Acaba son Avrupa biletini 5-6-7-8’incilerin play-off’u ile versek... Süper Lig’in 14-15’incileriyle 1.Lig’in 4-5’incileri arasında bir play-out düzenlesek... İki turnuvaya da son ana kadar daha büyük bir heyecan getirmez miyiz?


ŞENER DEĞİL HASAN...


Elbette dünü sadece Sivas’ın oyunuyla açıklayamayız; Fenerbahçe de “8’de 8” hedefiyle girdiği ligin son iki ayındaki yüksek arzusunu koruyor. Dün de ilk devrede beklerinin sağlı-sollu bindirmeleriyle çok iyi bir 45 dakika oynadılar.

İlk 30 dakika sürekli bindiren Şener yıkamadı, sonraki 5 dakika bindiren Hasan yıktı Sivas direncini. Fenerbahçe’nin 45 dakikalık dominant oyunu, 29 haftada rakip ceza alanında topla en fazla buluştukları ilk yarı, iki gol ve galibiyet anlamına geldi zaten.


Dünün bir başka dikkat çekici detayı, Isla’nın 3 haftada ikinci kez 12 yabancı sınırına takılıp kadroda olmayışıydı.

Aykut Kocaman’ın onu beğendiğini ve sezon başı çok istediğini biliyorum.

Şu anda 13’üncü yabancı konumuna düşmesi enteresan gerçekten.

MAÇIN ADAMI: SOLDADO

Kariyeri boyunca gol atmak kadar attırmayı da sevdiğini biliyoruz. Villarreal’de Bakambu’nun çıkış sezonunda onun da katkısı vardır. Dün de performansı, tam bir takım oyuncusu gibiydi.


Ali Ece - İlk yarıdan kazandı - Fanatik


Sivasspor’un tek hücum planı kontrataktı. Ancak Samet Aybaba kontratakları gole çevirebilecek tek usta son vuruşçusu Robinho’yu yanında oturtunca, Aykut Kocaman’ın yağlı ekmeğine bal sürdü. Kocaman, kontratak yapmayınca sadece kendi yarı alanına gömülen Sivas savunması karşısında hücum sürekliliğini sağlayacak bir karşı pres istiyordu. İlk 45’te Fenerbahçe adeta Sivas ceza alanı içinde cirit attı: Ceza yayı ve çevresinde o kadar rahat paslaştı ki Aatıf ceza alanı içinde demarke vaziyette gördüğü ilk boşlukta golü yazdı. 2. gol ise Soldado ustalığı eseri. Dar alanda top tekniği ve oyun vizyonu gösterisi. Sivas o kadar telaşlı ve bilinçsiz şekilde gömüldü ki golü de kendi kalesine attı! Fenerbahçe 2. yarıda daha çok kontrol oyunu oynadı hâlbuki ilk yarıdaki gibi devam etse çok rahat farkı arttırırdı.


Gecenin sorusu


Fenerbahçe neden 2. yarıda frene bastı? İlk 45’teki oyunu devam ettirip 3’ü hatta 4’ü bulmak varken son dakikalardaki strese ne gerek var?

Maçın starı

Volkan Demirel: Özellikle 42’deki reaksiyonu çok kritikti. Ellerinin yanı sıra ayağını da liberolarınki gibi kullanarak maça damga vurdu.

Maçın olayı


Samet Aybaba’nın Robinho’yu ilk 11’de başlatmaması. Sivas’ın şampiyonluğa oynayan takımında bile bu kadar yetenekli oyuncusu yoktu.

Kısa mesaj

Fenerbahçe’nin şampiyon olma şansı birçok taraftarının zannettiğinden daha fazla.


Serdar Ali Çelikler - Kararlı ve baskılı - Habertürk


F.Bahçe dışarıda iyi; içeride puan kaybı yapıyor. Deplasmanda ligin en iyi takımı. Bunun sebebi genel olarak şu: Kapanan takımlara karşı zorlanma... Evinde biraz daha öne çıkan takımlara karşı pozisyon bulabiliyor.

Bu mantık çok da yanlış değildi. Ama dün Samet Aybaba; tıpkı Kadıköy’deki gibi oynatmak istedi takımını. “Geride kapanalım, hızlı çıkalım” düşüncesindeydi. Ancak 3 temel nokta ‘planı’ bozdu.

1- Sivas anormal kötü savunma yaptı. Pozisyon hataları bir yana felaket bireysel hatalar yaptılar. Yani ‘kalabalık durma’nın hayatta bir karşılığı yok. Hasan Ali asist yaptı, 2. golü az daha Şener atıyordu. Yani bekleri kovalaması beklenen ‘kanat kazmaları’ bir işe yaramadı.

2- F.Bahçe iyi baskı yaptı. Zaten tel tel dökülen Sivas savunmasına kararlı bir baskı uyguladılar. Dönenleri de toplayınca çok rahat hücum devamlılığı sağladılar.

3- Tek hücum planı olan kontrayı 2 kez yakalayan Sivas, her ikisinde de Bifouma’nın beceriksizliğine takılınca kaçınılmaz son oldu.



F.Bahçe haklı bir galibiyet aldı. Sivas’ın kötü bir gününde olması galibiyetin tek açıklaması değil. F.Bahçe kararlı durdu, baskılı oynadı ve kazanmayı bildi.

Böylece kendisi açısından kritik virajdan hata yapmadan döndü. Kendisi açısından tek olumsuz not, 4 maç sonra gol yemesi olarak adlandırılabilir.

F.Bahçe’nin başında 191. maçına çıkan Aykut Kocaman’ı tebrik ederim.

Samet Aybaba’ya ise şunu sormak isterim: Hocam Robinho’dan daha iyi 10 oyuncunu varsa ne mutlu size! Yok eğer ondan daha iyi oyuncularınız yoksa ve Robinho’yu oynatmayarak amacınız ‘iyi savunma yapmak’ ise bunu neden beceremediniz?

Robinho’nun oynatılmaması ligin marka değeri açısından da yanlıştır.

Türk teknik adamların artık ligin genel kalitesine katkısını da tartışmalıyız.

HASAN ALİ


Gayet iyi bir maç çıkardı, şık bir asist yaptı. Gereğinden fazla eleştirilse de hemen her maçta elinden geleni yapan iyi bir profesyonel.

SAMET AYBABA

Takımını hiçbir anlamda iyi hazırlamamıştı.